DE

Aldatma – Boşanma

Lesezeit: 2 min

Evlilik İpinin İnce Bir Noktada Sallanması – Aldatma ve Sonuçları

Aldatma, şüphesiz ki bir evlilikte yaşanabilecek en büyük güven ihlallerinden biridir. Aldatılan eşin tepkisi değişebilir; affetmekten ayrılık istemeye kadar farklı şekillerde olabilir. Ancak gerçek şu ki, sadakatsizlik genellikle boşanma davalarında merkezi bir rol oynar. Bu makale, sadakatsizliğin boşanmada ne anlama geldiğini, sadakatsiz eşin karşılaşabileceği sonuçları ve evlilik dışı ilişkilerin nafaka talebini nasıl etkileyebileceğini ele alır. Ayrıca, bu tür durumlarda deneyimli bir avukatın nasıl yardımcı olabileceğini ve aldatmanın mahkemede ciddiye alınması için kanıtlanmasının gerekip gerekmediğini açıklar.

Aldatma Konusunun Hukuki Perspektifi

1997'ye kadar Avusturya'da aldatma bir suç olarak kabul ediliyor ve cezai kovuşturmaya tabi tutuluyordu. Bu yasa kaldırılmış olmasına rağmen, evlilik dışı bir ilişki hala evlilikte ciddi bir hata olarak görülmektedir. Aldatma, önemli boşanma nedenlerinden biri olarak kabul edilir; ancak her sadakatsizlik, otomatik olarak tamamen kusurlu sayılmaya yol açmaz. Boşanma davalarında, evliliğin geri dönülemez şekilde bozulmasına neyin sebep olduğu incelenir. Evlilikteki sadakatsizlik önemli bir rol oynayabilir, ancak diğer faktörler de dikkate alınmalıdır. Aldatma, yalnızca bir neden değil, aynı zamanda evlilikteki bozulmanın bir sonucu da olabilir!

Boşanma Nedeni, Sadakatsizlik ve Nafaka Yükümlülükleri

Aldatmanın kanıtlanıp kanıtlanmadığından bağımsız olarak, evlilik dışı ilişkilerin benzer sonuçları vardır. Mahkeme, evlilik dışı bir ilişkinin geri dönülemez bir bozulmaya yol açtığını ve aldatılan eşin ciddi bir hatasının bulunmadığını tespit ederse, sadakatsiz eşe tek taraflı veya büyük ölçüde kusur atfedebilir. Bu durum, belirli koşulların yerine getirilmesi halinde nafaka yükümlülüklerine yol açabilir:

  • Aldatılan eşin gelirleri, yaşam standardını korumak için yeterli değilse.
  • Sadakatsiz eşin gelirleri, diğer eşin gelirlerini aşıyorsa ve bu durum nafaka ödemelerine yol açabiliyorsa.

Boşanma sonrası genellikle iş hayatına dönülmesi beklenir; ancak nafaka hakkına sahip eşin ailevi sorumluluklar nedeniyle çalışması mümkün değilse, bu durum istisna oluşturabilir.

Mahkemede Aldatmayı Kanıtlamak

Mahkemede aldatmayı kanıtlamak zorlayıcı olabilir, çünkü aldatma eylemi için başka biriyle cinsel ilişki kanıtı gereklidir. Diğer cinsel aktiviteler aldatma olarak değil, ciddi evlilik ihlali olarak değerlendirilir. Açık kanıtlar (fotoğraflar, videolar veya somut gözlemleri olan tanıklar) olmadıkça, kanıtlamak zor olabilir.

Aldatmayı kanıtlamanın karmaşıklığı nedeniyle, aldatılan eşler genellikle ciddi evlilik ihlallerine odaklanmayı tercih eder. Evlilikte sadakatsizlik davalarında uzmanlaşmış deneyimli bir boşanma avukatı bu süreçte destek sağlayabilir. Avukat, eski eşin ihlallerini mahkemede belgelemek için etkili yöntemler bilir ve bu ihlallerin evliliğin bozulmasındaki tek taraflı kusur olarak kabul edilmesini sağlar. Evlilik dışı ilişkilerin de aldatma ile benzer sonuçları vardır ve bu durum ciddi şekilde ele alınmalıdır.