DE

Ameliyat ve Zamanında Aydınlatma?

Lesezeit: 4 min

Bir ameliyat öncesinde zamanında aydınlatma belirleyicidir ve Avusturya Yüksek Mahkemesi'nin (OGH) güncel bir kararı bu konunun karmaşıklığına ışık tutuyor. Bu yazıda, bir ameliyat aydınlatmasının – ameliyattan hemen önce, örneğin bir gün önce ya da birkaç saat önce – hâlâ zamanında olup olmadığı sorusunu ele alacağız.

„Sonuçları ağır ve acil olmayan bir ameliyattan bir gün önce, çok geçtir.”

1Zamanında aydınlatmanın önemi

Avusturya Yüksek Mahkemesi'nin söz konusu kararı (3Ob179/23d), zamanında ve kapsamlı bir ameliyat aydınlatmasının gerekliliğini ortaya koyuyor. Obez olan davacı, laparoskopik bir mide baypas ameliyatı geçirmişti ve sonuçlarını esas olarak kabul ediyordu. Yine de tam aydınlatmayı ancak ameliyattan bir önceki günün geç öğleden sonrasında aldı. Mahkemenin, bunun Avusturya hukuku anlamında zamanında sayılıp sayılmayacağına karar vermesi gerekti.

Bir ameliyat öncesinde düşünmek için gereken zaman, bireysel koşullara bağlıdır. Hastaların ihtiyaçları farklı olduğundan, sabit kurallar yoktur.

2Bir hastanın bireysel koşulları, zamanında aydınlatmanın değerlendirilmesine nasıl yansıyabilir?

Hastanın ruhsal durumu veya kişisel koşulları gibi bireysel etkenler, daha uzun bir düşünme süresine duyulan gereksinimi etkileyebilir.

Yargının ilkeleri

Yüksek Mahkeme, hekimin aydınlatmasının, hastaya uygun bir düşünme süresi kalacak kadar zamanında yapılması gerektiğini vurguladı. Bu sürenin uzunluğu somut olayın koşullarına bağlıdır. Somut olayda, ameliyatın ağırlığı nedeniyle davacıdan artık ameliyatı ertelemesinin veya iptal etmesinin beklenemeyeceği ileri sürüldü.

Diğer kararlarla karşılaştırma

Mahkeme, somut olayın koşullarına göre farklı değerlendirmeler yapan önceki kararlara atıfta bulundu. Bir olayda, radikal prostatektomide bir gün önceki aydınlatma yeterli sayıldı; çünkü hastaya bir ay sonrası için yedek bir randevu sunulmuştu ve ameliyatın iptali bu nedenle hastaya katlanılabilir nitelikteydi. Dolayısıyla bir randevunun ertelenmesinin katlanılabilirliği de belirleyicidir. Buna karşılık, leğen kemiği düzeltme osteotomisinde bir gün önceki aydınlatmanın çok geç olduğu vurgulandı.

Zamanında aydınlatma için belirleyici etkenler

Ameliyatın ağırlığı, müdahalenin aciliği ve bireysel başarı olasılıkları, aydınlatmanın zamanında olup olmadığının değerlendirilmesinde belirleyici rol oynar. 'Geleneksel' bir kalça eklemi ameliyatı, bir gün önceki kısa süreli bir aydınlatmayı haklı kılabilirken, leğen kemiği düzeltme osteotomisi gibi daha karmaşık müdahaleler erken ve kapsamlı bir bilgilendirme gerektirir.

3Ameliyat aydınlatması zamanında yapılmadıysa ne yapmalı?

Hastalar, planlanan ameliyatlar hakkında kapsamlı ve zamanında aydınlatma alma hakkına sahip olduklarının bilincinde olmalıdır. Zamanında yapılıp yapılmadığından kuşku duyuyorlarsa şu adımları atabilirler:

1. Zamanında sorun

Yeterince bilgilendirilmediğinizi hissediyorsanız, ek sorular sormaktan çekinmeyin. Doktorlar ilgili tüm bilgileri paylaşmakla yükümlüdür.

2. İkinci bir görüş alın

Müdahalenin aciliği veya sonuçları konusunda belirsizlik varsa, ikinci bir görüş almak yerinde olur. Bu, durumun gerçekçi bir değerlendirmesini elde etmeye de yardımcı olabilir.

3. Hukuki danışmanlık alın

Aydınlatmanın zamanında yapılmadığı ve bunun olumsuz sonuçlara yol açtığı görüşündeyseniz, hukuki danışmanlık almak mantıklıdır. Bir avukat durumu değerlendirebilir ve olası adımları gösterebilir.

Zamanında yapılmayan ameliyat aydınlatması, çoğu zaman hiç yapılmamış aydınlatmayla eş tutulur. Aydınlatma olmadan rıza olamaz; böylece tedaviyi yapan hekimin hukuka aykırı bir müdahalesi söz konusu olur ve bu da hekimi tazminatla yükümlü kılar.

Bir ameliyatın hastanın yeterince bilgilendirilmesi olmadan yapıldığı ve bunun olumsuz sonuçlara yol açtığı hâllerde, hukuki sorumluluk hekime aittir. Müdahale sırasında bir sanat hatası bulunmasa bile, hasta uygun bir aydınlatmadan sonra ameliyata rıza göstermeyecek olsaydı hekim sorumlu olur. Hekimin aydınlatma yükümlülüğü, hastayı müdahalenin olası riskleri konusunda uyarmaya ve böylece ameliyata onay konusunda bilinçli bir karar verebilmesine hizmet eder.

Kapsamlı bir aydınlatma olmadan hasta ameliyata geçerli bir onay veremez; bu da müdahaleyi hukuka aykırı kılar. Sonuç olarak hekim, yetersiz aydınlatma nedeniyle doğan tüm zararlardan sorumlu tutulur.

Hekim aydınlatma yükümlülüğünü ihmal eder ve hastada, hakkında bilgilendirmesi gereken kaçınılmaz risk gerçekleşirse, hekim doğan zarardan sorumlu olur. Sorumluluğun doğması için tedaviye bağlı bir hata gerekmez. Aydınlatma yükümlülüğünün ihlali, yalnızca somut olarak aydınlatılması gereken riskin fiilen gerçekleşmesi hâlinde sorumluluğa yol açar.

4Sonuç

Zamanında ameliyat aydınlatması, hasta haklarının esaslı bir parçasıdır. Yüksek Mahkeme'nin kararları, zamanında olup olmadığının değerlendirilmesinde somut olayın koşullarının belirleyici rol oynadığını ortaya koyar. Hastalar haklarının bilincinde olmalı ve kuşku hâlinde uygun bir aydınlatmayı güvence altına almak için proaktif davranmalıdır. Bu hakların ihlali hâlinde, hastaların menfaatlerini korumak için hukuki adımlar atılabilir.

Kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz